Home / Genel / Toplumsal Kutuplaşma…

Toplumsal Kutuplaşma…

Son yıllarda giderek arttığını üzülerek gözlemlediğim, farklı konularda birçok kutuplaşma mevcut ülkemizde… Ancak kutuplaşmadan kastım demokratik bir toplumda farklı görüşlere sahip grupların olması değil kesinlikle…

Bilakis, farklı görüşler demokratik düzenin gereksinimleridir ve olmalıdır. Fakat bu görüş ayrılığının, yine demokratik düzenin gereksinimi olan karşılıklı saygı ve hoşgörü ortamında gerçekleşmesi gerekir.

Şuan ülkemizde bu saygı ve hoşgörü kavramı eksikliği açık olarak görülmekte…

Bir grup, kendi gibi düşünmeyen diğer grupları, geleceğine yönelik bir tehdit olarak görmekte… ve içten içe düşmanlığı tetiklemektedir. Bu gerçekten çok tehlikeli bir durum…

Aynı zamanda etnik çatışmalar da hiçbir zaman olmadığı kadar, yoğunlaşmış durumda…

Daha tanışır tanışmaz karşısındaki insana “Nerelisin?” diye sorup, kimliğini sorgulayan, sadece memleketi/kökeninden dolayı önyargıyla yaklaşan birçok insanımız var… ve bu tavırlarında da bir yanlışlık olduğunu görmemekteler…

Günümüzde oldukça popüler olan  “Bir üst akıl ve Türkiye üzerinde oynadıkları oyunlar” söylemini dillendirenler olacaktır mutlaka…

Dış güçlerin olduğunu ve Türkiye üzerinde çeşitli oyunlar oynadıklarını inkâr etmiyorum. Şüphesiz ki kapitalist düzende egemen devletler çıkarları gereğince dünyanın çeşitli bölgelerinde bu tip oyunlar oynuyor olabilirler…

Ancak, tek suçu dış güçlere atıp kendimizi sütten çıkmış ak kaşık gibi görmenin de çok gerçekçi bir yaklaşım olacağı kanısında değilim.

Böyle oyunların oynanabilmesi için öncelikle bu amaca uygun bir zemin olması gerekir.
Toplum olarak bu zeminin oluşturulmasına çok büyük katkılarımız oldu… olmaya da devam etmektedir.

Birileri bizi uç noktalara itmeye çalışıyor ve biz de hiç itiraz etmeden uçlarda yerimizi alıyoruz.

Çıkarları uğruna toplumun her türlü hassas noktalarını, popülizm politikalarına alet eden insanlar/gruplar/siyasetçiler, istediklerini kolayca elde edebiliyorlar.

Çünkü gerekli zemin fazlasıyla mevcut. Yeter ki bu insanlar karşı görüşte olanların grubuna üstünlük sağlayabilsinler.
Soğuk savaş döneminde de toplum iki kutba ayrılmıştı…

Bu kutuplaşmanın bedelini nasıl ödediğimiz çok açık ve net bir şekilde ortada…

Darbe; çıkar sahiplerine zarar vermedi… bilâkis onlar kazançlarını daha çok arttırdılar. 1980 öncesi aşırı uçlarda gezinenlerin bugünün zengin işadamları olması bu durumu yeterince açıklıyor sanırım.

Günümüzdeki durum 1980 öncesine göre oldukça farklı… Toplumumuz birden fazla kutba ayrılmış durumda… Laik-irticacı-cemaatçi, sağcı-solcu (eskisi kadar olmasa da hala mevcut), Türk- Kürt gibi…

Belki de kutuplaşma olgusuna karşı çıkanlar da vardır. “Biz asırlardan beri bu topraklar üzerinde kardeşçe yaşıyoruz.” diyenler de olacaktır.

Evet, kardeşçe yaşıyorduk; ancak toplumumuzdaki bu erdemi yavaş yavaş kaybediyoruz galiba…

Bu yüzden, bence önümüzdeki en büyük tehlike İrtica, Paralel, Kürtler vs. ya da dış mihraklar değil; giderek artan “Toplumsal Kutuplaşma” dır.

Diğer tehditler toplumsal kutuplaşmayı körüklemek için oluşturulmuştur… ve maalesef amaçlarına da ulaştıkları görülmektedir.

“Çözüm nedir?” diye sorarsanız; Çözüm;

Sevgi,

Saygı,

Empati,

Kardeşlik hukuku temelinde bir yaklaşım ve Hoşgörü derim.

Öyle bir hoşgörü ki, “Ne olursan ol yine gel…” diyebilecek kadar hoşgörü…

Allaha emanet olun…

 

Burhan İSEN

21.Dönem Batman Milletvekili

About Burhan İsen

Eczacılık Fakültesi, Hukuk Ön lisans İle İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Mezunu...Halkla İlişkiler Öğrencisi, Siyasetçi, Yazar... Yitemder Başkanı İş Adamı ve 21. Dönem Milletvekili.

Check Also

SİYASETTE FETÖ TEMİZLİĞİNİN YOLU SEÇİMDEN GEÇER…

FETÖ’nün siyasi ve üst düzey bürokrasi ayağına dokunulmuyor polemiği… aslında uzun zamandır çeşitli kesimler tarafından …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.